İYİ Parti’nin kararı dengeleri değiştirir


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçen hafta ziyaret ederek başta Ankara ve İstanbul olmak üzere 2024 yerel seçimleri için “işbirliği” önerisi götürdüğü İYİ Parti kararını verdi.

İYİ Parti Genel İdare Kurulu’nda (GİK) yapılan gizli oylamada, 14’e karşı 35 oyla CHP’nin seçim işbirliği önerisi reddedildi.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, kararın oy çokluğuyla alındığını vurgulayarak “Partimiz seçime hür ve müstakil girme kararı aldı.” dedi.

Kürşad Zorlu, daha önce Meral Akşener’in de dile getirdiği gibi “özü başımıza gideceğiz ve seçmenimizin karşısına en doğru adaylarla çıkarak, iyi belediyecilik parolasıyla milletimize hizmet ve sorumluluğunu inşallah onlarla paylaşacağız” ifadelerini kullanarak son noktayı koydu.

Kararın ardından şöyle bir sosyal medyaya baktım, İYİ Parti seçmeni alınan bu karardan memnunken, CHP seçmeni ise burun kıvırıyordu.

Hatta bazı CHP seçmeni, İYİ Parti’nin boyunun ölçüsünün alınacağını iddia ediyordu.

Bu söylemlerinde ne kadar haklı olup olmadıklarını 31 Mart 2024’te yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimlerinde alınan sonuçlara göre göreceğiz elbette.

Kısmen haklı oldukları taraf bence bu.

İYİ Parti kendi seçmeni ve kendi gücüyle bir seçim sürecini yaşayacak. Yerel seçimlerde alınan oylarla geride bıraktığımız seçimlerde alınan oy elbette kıyaslanacak.

Fakat bu kararın asıl kaybedeni bana göre İYİ Parti’den çok Cumhuriyet Halk Partisi.

CHP’nin bundan sonraki süreçte HDP’ye daha da yakınlaşması bana göre kesin gibi.

Milliyetçi olduğunu söyleyen İYİ Partililer her ne kadar bugüne kadar bu ilişkiye perde önünden çok ses çıkarmasa da bu süreçten sonra tıpkı AK Parti ve MHP gibi net tavır koyacaklardır diye tahmin ediyorum.

Çünkü CHP’nin, Kemal Kılıçdaroğlu ile başlayan ve Özgür Özel’le devam eden HDP’lileşme stratejisinden rahatsız olan Atatürkçü ve Ulusalcı seçmen, İYİ Parti’nin asıl hedefi olacaktır.

İYİ Parti, CHP’nin ikamesi olma iddiasıyla yeniden rota belirleyecektir.

Tabi burada Sayın Meral Akşener’in daha önce ‘Altılı Masa’dan kalkıp geri masaya dönmesi gibi bir manevra ortaya çıkmazsa…

Açıkçası Meral Akşener’in masadan kalkıp tekrar masaya dönmesi ve sonrasında yaşananlar seçmende büyük bir güven bunalımı ortaya çıkarmıştı, bu kez yine aynı hata yapılırsa İYİ Parti’nin daha da geriye gideceğini tahmin etmek zor değil.

O yüzden İYİ Parti önce dik durmalı, sonra seçmeni ikna etmeli.

Örneğin İstanbul’da Ekrem İmamoğlu ve Ankara’da Mansur Yavaş konusunda İYİ Parti’nin nasıl tavır alacağı önemli. İYİ Parti gerçekten buralarda da CHP’ye muhalefet yaparsa dengeler tamamen değişir. Bunun için de hem Ankara’da hem İstanbul’da çıkarılacak adaylar önemli. İYİ Parti eğer bu bölgelerde güçlü adaylar çıkarırsa bu durum CHP’yi sarsar. Ama sırf aday göstermek için aday gösterilirse; Ankara ve İstanbul’daki İYİ Parti seçmenleri yine CHP’ye oy verir.

Yani İstanbul ve Ankara sadece AK Parti ve CHP’nin kaderini belirlemez, aynı zamanda İYİ Parti’nin de kaderini belirler.

Bir başka deyişle; İYİ Parti’nin “seçime hür ve müstakil girme kararı” tavizsiz uygulanırsa sadece CHP adına değil, AK Parti adına da pek çok şey değişir.

İstanbul, Ankara, Antalya, Mersin, Adana, Burdur, Bilecik, Bolu ve Kırşehir, başta olmak üzere pek çok büyükşehir yeniden AK Parti belediyeciliğine ya da MHP çizgisine kavuşabilir.

Hatta ben Eskişehir’de bile AK Parti adına olmasa bile İYİ Parti adına bir değişim olabileceğini düşünüyorum.



Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*