İşgalci İsrail Zulmü Hiç Bitmedi


Osmanlı döneminde Filistin altın çağını yaşadı. Osmanlı’nın Filistin İslam topraklarından çekilmek zorunda bırakıldığı günden beri bu mübarek topraklarda kan, gözyaşı hiç bitmedi. 2017’den 1948’e kadar İngiltere’nin kolonisi altında kalan Filistin’de mezkûr tarihler arasında elli bin Müslüman katledildi. Kalanlar yerinden yurdundan edildi. Siyonist teröristler eliyle köyleri ve şehirleri boşaltıldı.

Bazı akl-ı evveller İsrail zulmünün 7 Ekim 2023’de Hamas’ın saldırısıyla birlikte başladığını zannediyor. O, bir taşma, patlama ve yarma hareketi idi. Siyonist İsrail, 75 yıldır gece-gündüz her türlü zulmü yapmaktadır. Bu zulmün maddi ve psikolojik boyutları vardır. Kendilerini Tanrı’nın seçilmiş kavmi kabul eden Siyonistler, diğer kavimleri insanımsı hayvanlar olarak görmektedirler. Bu görüşlerini de Gazze katliamı günlerinde açık açık dile getirdiler.

İşgal edilmiş Filistin’e giden herkes zulmün boyutlarını görebilir. Özellikle Mescid-i Aksa’ya girişte başlar, bu zulüm. İsrail askerleri keyiflerine göre hareket eder. İçeri sizi sokmazlar. Hani bu mukaddes alan Ürdün’ün yönetiminde idi? Ürdün’ün esamesi bile okunmaz. Sürekli Mescid-i Aksa’nın haremini mülevves ayaklarıyla kirletirler. Kaç kez Mescid-i Aksa’yı savaş alanına çevirdiler? Bunun hatti hesabı yok. Gazze öncesi her gün Mescid-i Aksa’ya girme eylemlerini artırmışlardı, zaten.. Amaçları, zaman ve mekân açısından mescidi ikiye bölmek suretiyle havraya, sinagoga çevirmekti. Aynısını el-Halil şehrinde yaptılar. El-Halil camisini ikiye böldüler. Yarısı sinagog yarısı cami oldu. Kaldı ki Müslümanlar bu camiye istedikleri zaman da giremiyorlar. Eğer Siyonistler izin verirse… Bir de Müslümanları turnikelerden geçirerek işkence yapmaları da işin cabası..

Siyonist askerler, Filistin şehirlerinin arasına “yerleşimci” denilen yurt dışından getirdikleri Yahudileri yerleştirmektedirler. Amaçları şehirlerin nüfus yapısını değiştirmek. Hem İsrail askerleri ve hem de yerleşimci denilen hırsızlar silahsız ve savunmasız mazlum Filistin halkına karşı insanın aklına gelmeyecek haksızlık ve zulümleri icra ediyorlar. İslam’ın kutsallarına hakaret ediyorlar, evlerine giriyorlar, dövüyorlar, genç yaşlı demeden istediklerini sorgusuz sualsiz içeri atıyorlar. Tarlalarına ektikleri mahsullerini ateşe veriyorlar, buldozerlerle zeytin ağaçlarını kökünden söküyorlar. Böylece bu toprakları boşaltın, terk edin gidin anlamında sürgün siyaseti izliyorlar.

1917’den beri Filistin halkı zulmün her türlüsünü tadıyor. Sabra, Şatilla, Der Yasin mülteci kamplarındaki soykırımları unutmadık. Şimdi aynı soykırımı Gazze’de işlediler. Neden uluslararası sistem Siyonistlerin bu zulümlerine ses çıkarmıyor? Neden bir halk toplu olarak etnik temizliğe tabi tutuluyor? Ürdün ya da Mısır’a gitmeleri için tehdit ediliyor? Aç-susuz, elektriksiz, yakıtsız, soğukta ve açıkta bırakılıyor? Okullar, camiler, Pazar yerleri, hastaneler tek tek vuruldu. Evleri yıkıldı, Gazze enkaza çevrildi, hayalet bir şehre dönüştü. Çocuklar, kadınlar erkekler öldürüldü. Yaklaşık on beş bin insan can verdi. Bu vahşet, soykırım karşısında uluslararası mekanizmalar neden harekete geçmedi? Gazze’nin dışındaki Filistin şehirlerinde de öldürme, yaralama ve tutuklama olayları devam ediyor. Yollar kazılıyor, evler yıkılıyor. Bütün bu zulümlerin hesabını kim soracak? İşte en büyük terör devleti İsrail bütün bu zulümleri yıllarca yapıyor.

Hamas, işgal edilmiş vatanlarını savunan bir direniş örgütü, Kuvayı-ı milliyye.. Onların kökünü kazımaya ve onları Filistin topraklarından atmaya Siyonistlerin gücü yetmeyecektir. Bu saatten itibaren Ramallah’ın kalbinde yaşayan Filistinliler bile Hamas’a selam gönderiyorlar. İşgal edilmiş Filistin topraklarında yaşayan bütün halk, yüreğiyle, ağızlarından dökülen dualarıyla kassam tugaylarının yanında olduklarını söylüyorlar. Gazze’de işgalci İsrail’in vahşeti karşısında bile, Hamas aleyhine slogan atıldığı görülmedi. Çünkü onlar yıllardır açık hava hapsinde yaşıyorlar. Hamas’ın ne yaptığını biliyorlar. Elbette, Filistin’in geleceği konusunda Hamassız plan yapanlar bir defa daha bu projelerini düşünmeleri gerekecek. Gelecekte kurulacak iki devletli yönetimde Hamas bu işin başında yer alacaktır, unutmayın.

Hamas’a selam, direnişe devam.



Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*