Enflasyon vurguna mı dönüştü? – Hamdi Bağcı


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. TÜFE’deki değişim 2024 yılı şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,53, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 11,54, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,07 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 55,91 olarak gerçekleşti.

Yüzde 67,07’lik yıllık enflasyon, piyasa beklentilerini aşarken, son 15 ayın en yüksek enflasyonu olarak da kayıtlara geçti.

TÜİK, ocak ayında aylık enflasyonu yüzde 6,70, yıllık enflasyonu yüzde 64,86 açıklamıştı.

Evet, şubat ayında vergi artmadı, asgari ücret artmadı, elektrik artmadı, doğalgaz artmadı da bu enflasyon niye bu kadar arttı? Kim vurdu vurgunu da bu rakamlar bu hale geldi?

Yerel bir market var, genelde giderim. Asgari ücret artmıyor, aldığı üründe artış yok, elektrik bedeli artmıyor, doğalgaz bedeli artmıyor, hatta motorine, benzine herhangi bir zam gelmiyor ama ben nedense bu yerel markete ne zaman gitsem fiyatların mutlaka artmış olduğunu görüyorum.

Bir ürünü aldığım bir fiyatla mümkün değil bir daha alamıyorum.

Bir aylık değil, bir haftalık değil, inanın günlük rakam arttırıyor.

Denetleyen menetleyen de yok, kasadaki rakamlarla raftaki fiyat bile genelde birbirini tutmuyor, zira bu market ağası o kadar çok zam yapıyor ki, çalışanları bile fiyat etiketlerini değiştirmeye yetişemiyor.

Bu cips, bisküvi, çikolata gibi basit tüketim ürünleri de olabiliyor, temizlik ürünleri, kişisel bakım ürünleri de olabiliyor, sebze meyve de olabiliyor, et, süt, süt ürünleri de olabiliyor, içecek de olabiliyor.

Yahu el insaf, ne kadar kazandın sen arkadaş, bindiğin araba 30 bin liralık, bu kadar lüks içinde, şatafat bir dünyada yaşayacaksın, senin lümpen zevklerin tatmin olacak diye bu aziz milletin anası ağlıyor, nedir bu vicdansızlık? Bu merhametsizlik? Vallahi billahi anlayamıyorum.

Etin kilosu 527 lira yazıyor…

Böyle bir rakam var mı kardeşim?

Kim soracak bu zulmün hesabını? Kim koruyacak vatandaşın hakkını?

Ayrıca et fiyatları bu kadar niye uçuyor? Yem pahalanmadı, hayvan hareketliliği yok, başka bir gelişme yok, niye uçtu bur rakamlar?

Et fiyatları artsın diye bilinçli bir sıkıntı yaşatanlar mı var? Numara çekenler mi var? Vurguncular mı var?

Niye bir anda Ramazan öncesi bu kadar artıyor?

Kim yapacak bunun denetimini? Kim soracak bunun hesabını?

Fakir fukarayı bırak, normal gelirli bir insan bu şartlarda nasıl yiyecek bu eti?

Ve neden ithalat yapılıp piyasa rahatlatılmıyor?

Bu ekonomi yönetimi doğru bir yöntem değil, zaten Türkiye’nin piyasası da piyasa değil, vurdu kaçtı pazarı gibi bir ortam…

Tarım Bakanımız, Ticaret Bakanımız açıklamalarında esip gürlüyorlar, denetimler artırılacak deniyor vs.

Tamam denetim artırılacak da niye hala artırılmadı?

Denetlediniz ne olacak? Şu kadara aldım, şu fiyata satıyorum derse bir yaptırımınız mı var?

Bir zamanlar marketlere cezalar yazılmıştı, onun sonucu ne oldu? Paralar tahsil edilebildi mi?

Tahsil edildi de sonra tekrar mahsuplaşıldı mı yoksa?

Böyle denetim olur mu?

Bir tarh mı koydunuz satış rakamlarına?

Bir market zinciri mi oluşturdunuz? Bir tedarik zinciri mi oluşturdunuz millete daha uyguna ürün satan?

Tarım Kredi falan demeyin bana, Tarım Kredinin marketleri enflasyonun kaynağı gibi, orada da zam sınır tanımıyor.

Kimse kusura bakmasın, bu enflasyonist sistem böyle sürdürülemez.

Bu böyle sürdürülürse evet kolay kazanan zamane zenginleri daha da şişmanlar, daha da zenginleşir ama bu süreç aziz milleti bitiriyor bu enflasyon sistemi milletin anasını ağlatıyor.

Bu ekonomik sistem gizli ve derinden bir tepki oluşturuyor bilginiz olsun.

TARIM FUARI BUGÜN BAŞLIYOR

Biliyorsunuz bugün Tarım fuarı açılıyor. Konya Tarım Fuarı, Konya Ticaret Odası TÜYAP Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde 5-9 Mart 2024 tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak.

Her sene tarım sektörüne yepyeni bir soluk kazandıran Konya Tarım Fuarı bu yıl da bugün kapılarını açıyor.

Tarımsal mekanizasyon ile dünyanın ileri teknolojilerini yakalamak ve tarlada verimi yükseltecek son teknolojik çözümlerle tanışmak için Konya Tarım Fuarı üreticilere büyük fırsatlar sunuyor.

Traktörlerden biçerdöverlere, ekim makinelerinden, tohum, gübre, ilaç sanayindeki gelişmelere, tarımın teknolojide nasıl kullanıldığından hayvancılıkta yeni metotlara kadar bir çiftçinin sektörü ile ilgili aradığı her konu Tarım Fuarında yer alacak.

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi mesela standına akademisyen Hocaları koymuş, burada bütün çiftçilere ücretsiz topraktan ekime, tohumdan gübrelemeye kadar her konuda bilgi verecekler.

Tarım Fuarının bir başka özelliği de şu, Konya’daki bu fuar, Türkiye’nin ve hatta Balkanların, Ortadoğu’nun en büyük tarım fuarı olmuş durumda.

Tabi bir ileri adımı Avrupa’nın da sayılı fuarları arasına girebilmek…

Bu da başarılır buna inanıyorum.

Zira Konya Tarım Fuarında bu potansiyel var, sadece birkaç rötuş gerekiyor, hepsi bu.

Burada size birkaç bilgi de aktarayım, ilki 2003’te yapılan ve 35 firmanın katıldığı Konya Tarım Fuarı, bugüne kadar 101 ülkeden 3 milyon 280 bin ziyaretçiyi ağırlamış.

Sektörün en önemli organizasyonlarından biri olarak gösterilen fuara bugüne kadar 6 bin 891 firma katılmış.

6 salonda kapılarını açacak fuarda tarımsal mekanizasyon ve teknolojileri, traktör ve tarım makineleri yan sanayi, çiftlik ve seralara yönelik diğer ekipman ve hizmetlerle sektörü ilgilendiren onlarca alanda, binlerce ürün sergilenecek.

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, tarım fuarının her yıl büyüyerek geliştiğini söylüyor ve bu yıl fuarın 20’incisinin gerçekleştirileceğini ifade ediyor.

Selçuk Başkanımızın zaten Tarım Fuarına yönelik mücadelesini net bir şekilde görüyoruz. Selçuk Başkan, bütün ekibini bu süreçte tam anlamıyla seferber ediyor ve fuarın eksiksiz olması için her türlü fedakarlığı yapıyor.

İşte bu bilince, bu mücadeleye saygı duymak ve destek gerekiyor diye düşünüyorum.

Sevgili Konyalılar, Tarım Fuarı Konya ekonomisine 1,5 milyar lira civarında katkı sağlıyor.

Geçen yıl fuara 250 bin kişi katılmış ve bu rakam, nerede ise 2 hafta süren Şeb-i Arus etkinliklerine katılımdan daha fazla. Zaten Konya’da bu kadar yoğun katılımlı başka bir etkinlik de olmuyor.

Fuarların sektöre çok büyük katkısı oluyor ama onunla beraber tüm şehre katkısı oluyor. Fuar hazırlığında standı kuranlar, elektrikçisi, parkecisi, mermercisi, su tesisatçısı gibi binden fazla insan çalışıyor.

Tabi Büyükşehir’in hala bölgeye bir tramvay hattı oluşturamaması, konuyu Konya’nın olması gereken düzeyde göremediğinin en önemli göstergesi, bunun da üzülerek altını çizeyim.

Ama servisler var, yoğun bir şekilde bölgeye otobüs seferi yapılacak. Benim gibi özel aracı olmayanlar da bu otobüs servislerini takip edilip, bu araçlarla fuara gidilebilir… Özellikle altını çizmeliyim, gidilmelidir, bütün Konyalılar Tarım Fuarını gezmelidir…

Bu değer Konya’mızın ve bütün Konyalılar olarak bu değerin bir parçası olmalıyız.



Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*