Teknoloji

Çağımızın Vebası Nomofobi Nedir

Akıllı telefonunuzdan bir dakika bile ayrılamıyor musunuz ? Telefonunuz yanınızda olmadığında kendinizi eksik mi hissediyorsunuz ? Sürekli telefonla ilgilenmek , sosyal medyaya girmek istiyor ve elinizden hiç düşürmüyor sanız sizde bir ”Nomofobi” hastası olabilirsiniz.

Evet çağımızın vebası dedim. Artık akıllı telefonlar öyle bir hal aldı ki , bundan 10 sene önce söyleseler belki torunlarımızın göreceğine bile inanmadığımız teknolojiler geliştiriliyor. İnsanoğlunun son 30 senede teknoloji alanında ilerlediği miktarın, dünyanın ilk oluşumundan bu yana ilerlediği miktardan daha fazla olduğunu biliyor muydunuz?

Nomofobi , akıllı cep telefonu bağımlılığı. Bu hastalığa kapılanlar gün geçtikçe artıyor. Adını yavaş yavaşta duymaya başlıyoruz. Öyle ki İngiltere ve Amerika’ da Nomofobi bağımlıları merkezi bile var. Bu merkezlerde akıllı cep telefonu bağımlıları rehabilite edilmekte.

Yaşlısı, genci , zengini , fakiri artık herkes de bir akıllı cep telefonu var. Özellikle cebinde 5 TL parası olmayan ergen kardeşlerimizin ellerinde son model akıllı telefonlar olduğunu görebiliriz.  Bu bir takıntı olsa gerek. İnsanların en iyisine sahip olma duygusu da denilebilir. Ayrıca nomofobi ye tam olarak iletişim teknolojilerinden mahrum kalma sendromu da diyebiliriz. Nomofobik kişilerde yapılan incelemelerde, cep telefonuna yada herhangi bir akıllı aletten mahrum bırakılan kişilerin, belli bir süre sonra yalnızlık, kişisel davranış bozukluğu ve depresif hareketler saptandığı görülmüş.

Peki ya sizin nomofobi sendromuna yakalanmış olma ihtimaliniz var mı ? Yada bunu hiç test ettiniz mi ? Bence denemenizi öneririm. En azından bir kaç gün cep telefonunuz ve bilgisayarınız olmadan yaşamayı ve bu duygunun size nasıl bir geri dönüşü olduğunu test

edebilirsiniz. Yok bee diyenler olabilir. Bunun sigara içiyorum ama istesem bırakırım diyen insanlarla eşdeğer olduğunu düşünüyorum. Hayatımıza öyle bir şekilde girdi ki bu akıllı cihazlar. Artık bir çok aile aynı ortamda hepsinin elinde cep telefonu ile takıldığını , sohbet ortamının bittiğini bir çok yerde ve bir çok kişiden duyuyoruz. Haklı bir serzeniş olsa gerek.

Dünya genelinde %80 oranında genç nesilde görülmekte olan bu sendrom, çağımızın vebası olarak değerlendirilmekte. Şuan pek adını duyurmasa da ileride eminim ki bir çok insanın lisanında yer edecektir.

Bir önceki yazımız olan Arkadaş Bulma Uygulamaları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

23 Yorum

  1. evet telefon bağımlılığı internet bağımlılığı büyük bir sorun bunun için kişilere uzman desteği verilecek merkezler açılmalı

  2. şimdi çocuklar artık sanal oyunlarla vakit geçiriyor eski sokak oyunları 90 lı yıllarda kaldı

  3. Gün içinde kendinize ‘telefonsuz’ zaman dilimleri belirleyin. Ne kadar sık telefon orucu tutarsanız zaman içinde telefonunuzdan o kadar bağımsız hale gelirsiniz. Her gün için 30-60 dakikalık bir zaman dilimi seçin ve bu süre içinde telefonunuzu kapatın. Zil hariç tüm özellikleri kapatın ki telefon sadece sabit hat olarak hizmet etsin. Cuma günleri yatmadan önce telefonunuzu kapatmayın ve ertesi gün uyandıktan sonraki birkaç saat içinde de açmayın. Aileniz veya arkadaşlarınızla 24 saatlik bir ‘telefon detoksu’ yapmayı deneyin.
    * Gün içinde kendinize ‘telefonsuz’ zaman dilimleri belirleyin. Ne kadar sık telefon orucu tutarsanız zaman içinde telefonunuzdan o kadar bağımsız hale gelirsiniz. Her gün için 30-60 dakikalık bir zaman dilimi seçin ve bu süre içinde telefonunuzu kapatın. Zil hariç tüm özellikleri kapatın ki telefon sadece sabit hat olarak hizmet etsin. Cuma günleri yatmadan önce telefonunuzu kapatmayın ve ertesi gün uyandıktan sonraki birkaç saat içinde de açmayın. Aileniz veya arkadaşlarınızla 24 saatlik bir ‘telefon detoksu’ yapmayı deneyin.

  4. Evin içinde telefon kullanımın yasak olduğu alanlar belirlemek bitmeyen bir çatışmaya olan ihtiyacı ortadan kaldırabilir. Telefonları yatak odalarında yasaklamak herkese daha iyi bir uyku sağlarken yemek masasında yasaklamak da aileyi tekrar bir araya getirebilir. Yapılan çalışmalarda akıllı telefonun sadece varlığının bile yemek masasındaki sohbetler üzerinde olumsuz etkileri olabileceği gözlendi. Telefonunuzu masanın üzerinde tutmayın ve bir görüşme yapmanız gerektiğinde de öncesinde masadakilerden izin isteyin. Bu davranış etrafınızdaki insanların da kendi telefonlarıyla uğraşmasını engelleyecektir.

  5. Telefonunuzun titreşip yanıp sönmesine karşı koymak zor, ayarlardan bildirimleri kapatarak kontrolü elinize alabilirsiniz. Telefonunuzun cazibesini kullanmadığınız gereksiz uygulamaları silerek daha da azaltabilirsiniz. Telefonunuzda sadece yaşam kalitenizi yükselten, önemli uygulamaları tutun (haritalar, galeri, müzik vb.).

  6. Fazla kullanmadığınız uygulamaları ve e-postanızı telefonun ikinci sayfasına taşıyın, kullanmadığınız ama silinemeyen uygulamaları da üçüncü sayfaya. Sizi cezbeden uygulamaları da bir dosyada toplayarak daha az dikkat çekmelerini sağlayabilirsiniz.

  7. Televizyon ve bilgisayar bağımlılığı da var ancak telefon bağımlılığı çok daha elverişli bir şey. Bu durum büyük yaş gruplarında da daha büyük bağımlılıklara neden olabiliyor. Çünkü telefon sürekli elimizdedir. Seyahat ederken, televizyon izlerken. Çok büyük yaş gruplarında bilgisayar bağımlılığını pek görmeyiz, ama telefon bağımlılığını görürüz. Neden, çünkü telefon kişinin sürekli elindedir.

  8. Telefonlar çok önemlidir ama asla gerçek ilişkilerin yerini tutmaz. Kişinin hayatındaki hangi boşluğun ikamesi olarak telefonu kullandığını ve ona bağımlı olduğunu anlaması, o konuda hayatını değiştirip dönüştürmesi ya da yenilemesi için bir fırsat olabilir. Bu konuda ruh sağlığı uzmanlarından yardım alınabilir.

  9. Nomofobiden kurtulmak için uygulanabilecek basit yöntemler mevcut. Telefonu evde bırakmak, bir süre kullanmamak günün ilk saatlerinde zor gelebilir. Ama aslında bunun bir konfor olduğunu da fark ederseniz. Ara sıra ‘teknoloji detoksu’ yapmak iyi bir çözüm olabilir. Böylece insanların duygularını anlayabilir ya da ne hissettiğinizi fark edebilirsiniz. Gökyüzünün nasıl oluğunu gözlemleyin. Bu basit yöntemlerle, bir çiçeğin ya da çimenin rengini fark edersiniz. Teknoloji size değil, siz ona hükmedin ve hiç olmazsa ara sıra hayatınızdan teknolojiyi çıkarın. Nomofobiye yakalanmadan bu yöntemleri uygulayın. Çocuğunuzu da nomofobiden korumak için benzer yöntemler için bazı kurallar koyabilirsiniz.

  10. – Ana ekranınızı, pratikte kullandığınız ve çekici olmayan uygulamalara ayırın. Ana ekranınızda e-posta, sosyal medya, çöpçatan ve oyun uygulamaları olmamalı. Bu uygulamaları, arka sayfada, açmak için çaba harcayacağınız dosyaların içine koyun.

  11. Mümkün olduğunca çok sayıda bildirimi kapatın. Gerçekten istediğiniz bildirimler kalsın. Ben sadece sesli arama ve kısa mesaj bildirimlerini bıraktım. Çünkü bunlar gerçekten o anda benimle temas kurmak isteyen gerçek insanlar.

  12. Telefonunuzu yatak odasından çıkartın. Bir kitap gibi yatağınızın kenarında telefonun yerini alacak bir şeyler koyun. Böylece telefonunuza uzandığınızda elinize kitap gelsin.

  13. Bir çalar saat alın. Telefonun çalar saatiyle uyanıyorsanız, sabah ilk temas edeceğiniz şeyin telefonunuz olmasına yol açıyorsunuz.

  14. Gece uyandığınızda saati kontrol etmek için bile olsa ilk yaptığınız şey telefonunuza bakmak mı? Gerçekten saati kontrol ediyor olabilirsiniz fakat gelen bildirimleri görünce bakmak isteyip 20 dakikanızı sosyal medya hesaplarınızı kontrol ederken harcayabilirsiniz. Bu hem gözleriniz için zararlı hem de bir daha uykuya dönmenizi zorlaştıyor.

  15. Telefonunuzun hafızası her zaman için dolu mu? Fotoğraflar, uygulamalar, mesajlar ya da müzikler… Eğer hafıza sıkıntısını çok sık yaşıyorsanız, telefonunuzu gereğinden fazla kullanıyor olabilirsiniz.

  16. Kabul edin: bazen hiçbir bildirim gelmemesine ve daha yeni bakmış olmanıza rağmen telefonunuzu alıp sosyal medya hesaplarınıza tekrar tekrar bakıyorsunuz. İşte bunun adı bağımlılık!

  17. Eğer bir yemeğe gittiğinizde ya da arkadaşlarınızla takılırken yanınızdakiler ‘Telefonun sürekli elinde’ diyorsa, akıllı telefonların size sunduğu işlevler tarafından ele geçirilmişsiniz demektir. Çünkü bu durum aslında ‘sosyal’ medyanın gerçek hayattaki ‘sosyalleşmenizin’ önüne geçtiğinin bir göstergesi.

  18. Duşa girdiğinizde bile banyoya alıyor, iş yerinde hemen yanı başınızda tutuyor, çanta yerine elinizde taşıyor hatta gece yastığınızın yanına koyuyorsanız durum vahim.

  19. Bir an için telefonunuzu bulamadınız. Eğer bu durumda aşırı panikliyor ya da kendinizi 10 yıl yaşlanmış hissediyorsanız takıma hoş geldiniz! Telefonunuzu sürekli dibinizde bulundurma arzusu, telefonunuz şarjdayken aynı zamanda da kullanmak istediğiniz için ilginç pozisyonlara giriyor ya da sürekli şarja taktığınız odaya gitmek istiyorsanız, üzgünüz. bağımlısınız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı