SAĞLIK

Astım Hastalığına Genel Bir Bakış

Astım nefes daralması, göğüste sıkışna veya öksürük gibi etkilerin görüldüğü bir bronş sistemi hastalığıdır. Bir kişinin astım olmasının nedenleri genetik etki ve alerjiye neden olan faktörler etkili olmaktadır. Astık ataklar halinde yaşanan ve belli aralıklar ile iyileşmen bir hastalıktır.

Astım nefes daralması, göğüste sıkışna veya öksürük gibi etkilerin görüldüğü bir bronş sistemi hastalığıdır. Bir kişinin astım olmasının nedenleri genetik etki ve alerjiye neden olan faktörler etkili olmaktadır. Astık ataklar halinde yaşanan ve belli aralıklar ile iyileşmen bir hastalıktır. 
Astım, her yaş grubunda karşılaşılabilen bir hastalıktır. Dünya’da 300 milyon ve ülkemizde 3,5 milyon kişi astım hastasıdır. Hastaların bulunduğu yerler ve sayıları değişkenlik göstermektedir. Ülkemizde diğer ülkelere oran ile astım hastalarının sayısı daha azdır. 
Astımın tam olarak nedeni bilinmemektedir.Sigara kullanımı,hava kirliliği, çocukken geçirilen virüslerin neden olduğu solunum yolu enfeksiyonları, toz neden olabilmektedir. 
Astımda bazı riskler bulunmaktadır. Bireysel risklerde ailenin genetik yapısı burada çok önemlidir.Anne, baba ya da çocuklardan birinin astım olması gelecek nesillere bu genin aktarılacağını göstermektedir.
Astım Tedavisinde Tanı
Bir kişiye astım tanısı koyulabilmesi için bazı izleme testleri yapılmaktadır. Önce hastanın genetik yapısı incelenir. Ailesinde genetik bir durum olup olmadığı belirlenir. Ardından fiziksel muayene yapılır. Solunum fonksiyon testi olan spirometri testi yapılır. Bu test astım tanısında değil astım tedavisi süresince ve eğer astım tedavisinde yöntem değiştirildiğinde de kullanılmaktadır. Bu test yapılmadan önce yaş, boy ve vücut ağırlığı belirlenmektedir. Bir gün öncesinden sigara ve alkol kullanılmaması gerekmektedir. Ağır bir egzersiz yapılmamalı ve rahat bir kıyafet giyilmelidir. Test yapılırken aç olmayın. Ancak fazla da yemek yemeyin. Test yapıldıktan sonra doruk ekspirasyon akımı ölçülür. Solunum duyarlılığı  ölçülmesi yapılır. Yapılan testlerden astım belirtileri görülemeyebilir. Böyle durumlarda hastanın astım  uyumlu ise solunum yollarının da hassasiyet testi yapılır.  Bu teste bronş aşırı duyarlılık testi denir. Alerjijk bir durum olup olmadığı araştırılır. Testler sonucunda astım tanısı konulmaktadır.
Astım Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır?
Astım tedavisinde kilit nokta hastanın ve ailesinin iyi ve detaylı bir şekilde bilgilendirilmesinden geçmektedir. Bu süre zafında eczacı ve hasta arasında tam bir kontrol olmaktadır. Astım tedavisinin amaçları şöyle belirtilmektedir. Hastada görülen semptomları kontrol altına almak ve kontrol altına alındıktan sonra önlemeye çalışmaktır. Bunun yanında akciğer fonksiyonlarını düzenlemek ve günlük egzersizler yardımı ile normal bir hayat süresini sağlamak bulunmaktadır. Tedavi süresince mümkün olan en az ilacı kullanmak ve hastada oluşabilecek yan etkilerini en aza indirgenmiş olmasını sağlamaktır. Oluşabilecek astım ataklarını önlemekten oluşmaktadır.
Astımın tedavisindeki bu amaçlar doğrultusunda solunum yolunda oluşan enflamasyonun nedeni belirlenmesi çok önemlidir. Çünkü tedavi bu neden hedef alınarak yapılmaktadır. Astım tedavisinde iki çeşit ilaç kullanılmaktadır. İlk grup ilaçlar kontrol edici ve ikinci grup ilaçlar semptom giderici ilaçlardır.
Kontrol altına alan ilaçlar lökotrien reseptör antogonistleri,uzun etkili β2-agonistler ve yavaş salınan teofilin kullanımaktadır. 
Semptom engelleyici ilaçlar ise kısa etkili β2-agonistler , teofiilin ve antikolinerjikler kullanılmaktadır.
 
Astım Tedavisinde Lökotrien
Lökotrien ;fosfolipid yapısında bulunan bir araşidonik asittir. İlk defa 1979 yılında astım hastalığı üzerine etkileri incelenmiştir. Günümüzde de astım tedavisinde çok önemli bir yere sahiptir ve genellik ile kullanılmaktadır.
Lökotrienin astım üzerindeki tam etkisi bilinmemektedir. Astım üzerinde akciğerlerde bulunan bakteriler için çok güçlü bir maddedir ve astım hastalığının oluşumunda sisteinil lökotrienlerin rolü olduğu bilinmektedir. 
Astım tedavisinde iki yöntem üzerinde çalışılmıştır. Bunlardan biri lökotrien sentezi inhibisyonu ve lökotrienlerin reseptöre bağlanmasını engellemektir.
Sentezin inhibisyonunda montelukast, tomekulast, pranlukast reseptör antogonosti olarak kullanılmıştır.
Lökotrienlerin aktivitesini önlemek için antilökotrienler kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda antilökotrienler içeren ilaçlar yaşanan atakları, nefes alma düzenini ve solunum fonksiyon testlerinde düzelmelerin olması hedeflenmiştir. Antilökotrienin aynı zamanda bronşların genişlemesini sağlayıp daha çok oksijen alınmasını sağlamaktadır.
 

Bir önceki yazımız olan Boyun ağrısı nedenleri nelerdir? Boyun ağrısı nasıl geçer? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

3 Yorum

  1. Bu hastalıkta zorluk,soluk almada değil,soluk vermededir. Akciğerdeki ufak hava borularının daralması sebebiyle kişi ciğerlerinden gerektiği kadar hava çıkaramamaktadır.Ancak normal hava alabildiği içün akciğeri şişer.

  2. Merhaba, blog üyesi arkadaşlardan bir ricada bulunacağım, burada herkes bilgilerimizi paylaşarak siteye destek olmayı teklif ediyorum. astım konusunda bilgilerini,tecrübelerini paylaşmak isteyenler bu başlık altından yorum yazarsa daha çok kişiye faydası olabilir diye düşünüyorum bir sakıncası yoksa ve blog yöneticisi de uygun görürse.

  3. Şişmanlık,Sigara içmek,tozlu,dumanlı yerlerde bulunmak,rutûbetli yerler,çok yemek yemek,tok yatmak,akşamdan sonra sulu şey’ler içmek,üşütmek,sol tarafına yatmak,evde çiçek bulundurmak,tozlu evler veyâ sokakta giyilen ayakkabılarla evde dolaşmak zaralrıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı