TARİH

31 Mart Vakası: Osmanlı’nın Yıkılış Vesikası

Osmanlı tarihinin son ve en zor döneminde padişahlık yapan II. Abdülhamit, devletin sıkıntılı zamanlarına şahitlik yapmış ve uzun süren padişahlık döneminde devlete zarar gelmesini engellemeye çalışmıştı. Ancak İttihat ve Terakki partisi, Avrupa’da gördüklerinin de etkisiyle padişahlık sistemin karşı çıkmakta ve halkın da yönetime ortak olduğu bir sistemi benimsemekte idi. Halkın alışkın olmadığı bu sistem, birçok sorunları da beraberinde getirse de en büyük sıkıntı, II. Abdülhamit Han’ın tahttan uzaklaştırılması olmuştur.

Halk İsyan Etmedi, İsyan Ettirildi

31 Mart Olayı olarak tarihe geçen olayın öncesinde Meşrutiyet yönetimi padişah tarafından ilan edilmiş ve iki defa denenmesine rağmen istenilen başarıyı yakalayamamıştı. Ayrıca girilen savaşlardan gelen kötü haberler, Osmanlı’nın meclis rejimine karşı uzak durmasına neden olmuştur. Yenilikçi olarak görülen İttihat ve Terakki’ye ise güven azalmıştı. Almanya ile İngiltere arasındaki çekişme de devletin çöküşünü hızlandırmıştı.

Osmanlı padişahının Almanya’ya yakın davranması İngiltere için kabul edilemezdi. Bu nedenle halkı padişaha karşı ayaklanmaya teşvik ettiler. Meşrutiyet’i kendisi isteyen halk, bu defa da padişahın İslam’a uygun işler yapmadığı düşüncesine inandırılmaya çalışıldı. ‘Şeriat elden gidiyor’ sloganları ile kendi planlarını uygulamaya soktular. Bu sloganları destekleyenler ise Makedonya’dan getirilen ve asıl görevleri yeni hükümet sistemini korumak olan düşük rütbeli askerlerdi. Halk ile birlikte hareket eden ‘Avcı Taburları’ başlarındaki subaylara rağmen meclisin dağıtılması konusunda isyan çıkardılar.

İsyana Teşvik Edenler Değil Adeta Halk Yargılandı

İsyan sonucunda öldürülenler olmuş, sonunda meclisin dağıtılması kararı verilmişti. Abdülhamit Han, kontrolü nispeten ele geçirmişti. Ancak Selanik’te kurulan ve Mustafa Kemal’in de Kurmay Başkanı olduğu Hareket Ordusu, İstanbul’a gelmiş ve isyanı bastırmakta muvaffak olmuştu. Ardından ilan edilen sıkıyönetim döneminde birçok kişi yargılanmış ve idam cezaları verilmişti. Halkın gözleri önünde infaz edilen insanlar, halka adeta gözdağı vermekteydi. Hareket Ordusu, meclisi yeniden faaliyete geçirmiş, ilk işlerden biri olarak da padişahı tahttan indirmiştir.

II. Abdülhamit, tahttan indirildikten sonra Selanik’e gönderildi. Daha sonra 1912 yılında Beylerbeyi Sarayı’na getirildi ve 1918 yılında vefatına kadar burada kaldı. Padişahın yerine ise 65 yaşındaki kardeşi V. Mehmet Reşat tahta çıkarıldı. Osmanlı Devleti, 31 Mart Olayı’ndan sonra resmen İttihat ve Terakki’nin kontrolüne geçti. Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı’nda alınan kötü neticeler de devletin sonunu hazırlamış ve 1922 yılında Osmanlı Devleti tarihteki serüvenini tamamlamıştır.

Bir önceki yazımız olan Mondros Ateşkes Antlaşması: Kara 30 Ekim başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
avukat